Aylar: Nisan 2012

Kabızlık ve Şişkinlik

Posted on

“Hamilelikte Beslenme” yazılarımdan sonra gelen maillerde kabızlık ve şişkinlik soruları geldi. Ben de doğuma hazırlık kursu için evden çıkmadan önce bu konuya kısaca değineyim istedim.

 

Kabızlık, hamileliğiniz boyunca canınızı sıkacak bir problem. Benim de hamileliğim boyunca yaşadığım  sorunların başında sindirim sorunu geliyor.  Oyle ki, her kontrolde doktora söyledigim tek şikayet bu neredeyse. Ve doktorum her zaman ki sakin ve alışmış ifadesiyle, bunun hiç de önemli  olmadığını hissettiriyor. Gerçi ben bunu zaten normalde de yaşıyordum 😦  Malum, hormonlarımız oldukça değişti bu dönemde. Buna bağlı olarak da bağırsak kas dokusunda gevşeme oluyor. Ayrıca rahim büyüdükçe de bağırsaklara baskı yaparak normal çalışmasını bozuyor. Netice, kabızlık……..

 

Engellemek için;


Saflaştırılmıs, işlenmiş yiyecekler yemeyin

Lifli gıdalar tüketin: sebzeler hafif pişmiş ya da çiğ, meyveler kabuklu, ekmekler tam tahıllı yensin. Bezelye gibi baklagiller tüketilebilir. Kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir gibi kuru meyveler yenebilir. Normalde lifli besinleri az yiyorsanız birden yüklenmeyin! Çünkü lifli besinler geçici olarak şişkinlik ve gaz da yapabilir.

Büyük öğünler değil az az sık sık yiyin

Yemeklerinize azıcık buğday kepeği ekleyebilirsiniz

Bol sıvı tüketin; özelllikle de su. meyve sebze suları da iyi gelebilir. Sıcak suya sıkılan limonun iyi geldiği söyleniyor ama bende işe yaramadı. Kuru erik suyu da iyi gelebilir.

Egzersiz, yürüyüş; hamileliğin her aşamasında günde yarım saat-1 saat yürüyebilirsiniz. Ilk 3 aydan sonra da pilates gibi egzersizleri kendinizi zorlamadan yapabilirsiniz.

 

Ben şişkinliği çok fazla yaşamadım, sindirim sorunu kadar beni rahatsız etmedi ama bunu yaşayan çok fazla gebe var. Ben böyle anlarda bebeğimin bundan rahatsız olduğunu düşünerek endişe ediyorum. Ama aslında bu endişem yersiz, çünkü bebeğim amniyotik sıvı içinde güvende, etkilenmiyor. Hatta belki de sizin mide ve bağırsak gurultunuz ona eğlenceli geliyordur 🙂

 

Engellemek için;


Düzenli tuvalete çıkın; kabızlık, şişkinlik ve gaz nedeni

Çok fazla yemeyin; çok yediğinizde sindirim sisteminize yüklenmiş olursunuz

Hava yutmamaya çalışın; hızlı yemek yemek hava yutmanıza neden olabilir. Ya da benim gibi su şişesinden su içerken yutabilirsiniz. Ben bunu engellemek için özel ağzı olan mataradan içmeye çalışıyorum. Yutulan o baloncuklar şişkinlik yapar.

Gaza neden olan yiyecekler yemeyin; soğan, lahana, bürüksel lahanası, brokoli, kızarmış yiyecekler, şekerli tatlılar, baklagiller. Tabi bunları yemiyorsanız yerlerini tutacak besinler almanız gerek. Ben yaşayacağım problemi göze alarak kuzucuk beslensin diye yine de yemeye çalışıyorum 😦

Papaya ve zencefil; gaz sorununa iyi gelenebilecek bitkisel çözümler olabilir

 

Umarım bu tavsiyeler işe yarar. Doktorunuz da çözüm için talsid, mestil gibi bir iki şey önerebilir. Hiçbiri işe yaramazsa, bunun birkaç ay sonra geçeceğini düşünerek kendinizi avutun…….

 

Zen’den uyarılar…


-Hamilelikte ishal tıbbi müdahale gerektirir!

 

anne adayı Zen…….

Reklamlar

Hamilelikte 4. Ay

Posted on Updated on

Artık kritik dönemi aştınız, o meşhur ilk 3 ay ı atlattınız ve 4. aya geldiniz. Daha önünüzde uzunca bir süreç var. O yüzden dikkati elden bırakmayın. Farkındaysanız git gide içinizdeki varlığa alışıyorsunuz. Kendinizi anne olmaya adapte ediyorsunuz. Ve bulanti ve kusmalar da azaldığından fiziksel olarak da rahatlamaya başlıyorsunuz.

 

Artık 2. trimester başlamış bulunuyor. Bu ay hissedecekleriniz;

 

yorgunluk ve halsizlik (beni en çok etkileyen durum )

bulantı ve kusmada azalma

* hamilelik boyunca sorun olan kabızlık

sindirim zorluğu, gaz, şişkinlik (doktorunuz gaz sorunu icin mestil, sindirim için talsid önerebilir, hamilelikte bir sakıncası yok)

* bazen baş ağrısı

*burun içinin şişmesi nedeniyle nefes alma zorluğu (özellikle gece), hatta bazen kanama. ciddi soluk alma güçlüğü yaşiyorsanız, hızlı nefes alip verdiğinizde dudaklarınız ve parmak uçlariniz morarıyorsa, göğüs ağrısı varsa ve nabzınız yükseldiyse acilen doktoru arayin! Burnunuz kanadığında uzanmayın, öne doğru eğilin. İki burun deliğinizi de parmak uçlarınızla 5 dakika sıkın. Kanama devam ediyorsa doktorunuzu arayın.

* işitme probleminiz olursa şaşırmayın

diş eti kanaması

* malum iştah artışı

el ve ayaklarda şişme

beyaz vajina akıntısı ; normal olan sulu, süt kıvamında, hafif kokuludur. Eğer kuru, yapışkan, peynir kıvamında ve kötü kokuluysa, yanma, kızarıklık, kaşıntı da varsa iltahaplanma var demektir! Merak etmeyin tedavi ediliyor.

* karnınız belli olmaya başlayabilir 🙂

* sırt ve bel ağrıları başlayabilir.

* goğüs bölgesinde ve memelerinizdeki damarlarda genişleme farkedebilirsiniz

* unutkanlık

* ve kim bilir belki de ayın sonunda bebeğinizin ilk hareketlerini hissedersiniz 🙂  (bebek hareketleri ile ilgili yazımda değineceğim)

Artık bebeğiniz için daha fazla kan yapmanız lazım, kansızlık yaşamamanız için doktorunuz folik asitinizin yanına bir de demir hapı ekleyecek.

 

Peki sizde bunlar olurken kuzucuğunuz nasıl gelişiyor?

 

* bu 2. trimester döneminde bebeğiniz en hızlı büyüme evresine girecek

* bu ilk 2 hafya içinde bebeğiniz minik böbreklerinde oluşan idrarı amniyotik sıvıya boşaltacak. Ürkütücü değil mi……

* Bu ayın ilk haftası bebeğinizin ses telleri oluşmaya başlayacak 🙂 onu duymak için deli gibi sabırsızlanıyorum…………

* bebeğinizin karaciğeri safra salgılamaya,pankreası

* bebeğinizin eli işlev kazanmaya başlar

* 14. hafta da bebeğinizin cinsiyeti ayırt edilebilir 🙂 offff çok merak uyandırıcı, ögrendiğimiz andaki heyecanı tarif edemem……

* bebeğiniz nefes alıp verirken amniyotik sıvıyı akciğerlerinin içine alıp boşaltır.

* ikinci hafta sonunda bebeğiniz emme yutma hareketi yapmaya başlayacak.

* bebeğiniz ilk başlarda mekanik hareket ederken artık daha yumuşak ve akıcı hareket etmeye başladı.

* bu ay bebeğinizin saç şekli belli olacak

* bebeğiniz artık başını çevirebilir

* kuzucuk artık tekme atabilir ama siz bunu daha hissedemezsiniz 😦

* bebeğinizin ayak tırnakları çıkmaya basladı.

* ve bebeğiniz bu ayın sonunda 10-12 cm uzunluzgunda ve yaklaşık 104 gr ağırlığında

 

4. ayda beslenme

 

*protein (günlük miktari 60gr)

*kalsiyum (1.000mg) (250ml yagsiz sutte 296mg, 1 bardak yogurtta 272 mg)

*potasyum (2.000mg) (avakado, patates, incir, muz)(potasyum destegi onerilmez)

*magnezyum (350mg)*fosfor (700 mg) (yeteri kadar protein ve kalsiyum aliyorsaniz  fosfor da aliyorsunuzdur)

*folik asit (folat in sentetik sekli folik asit, dogal sekli olan folasin e gore daha iyi emilir) (nohut, kurufasulye……)

*demir (min 30 mg) (kuru üzüm, kuru kayısı eğlenceli demir kaynaklarıdır)

*cinko (15 mg) (et, süt, tavuk, kuru baklagiller, kabuklu yemisler, yumurta sarısı)

*A vitamini (beta karoten icerir) ( sari, koyu turuncu, koyu yesil yaprakli sebzeler, kuru kayısı) (A vitamininin fazlasi toksik olabilir, bu nedenle en iyisi besin desteği yerine gıdalardan karşılayın)

*B vitamini (rafine edilmemis tam tahillardan, hatta kahvalti gevreklerinden alinabilir)

*B6 vitamini ( et urunleri, sut, yesil yaprakli sebzeler, patates,bezelye,  yulaf ezmesi, muz)

*B12 vitamini (sut ve sut urunleri, alabalik, sigir eti)

*fitokimyasallar (aromali otlar, baharatlar, tahillar, bakliyat, sebzelerde bulunur)

*biyotin (30mcg) (tam tahillar, karaciger,kuru baklagiller, findik, yumurta, karnibahar….)*gunluk alinan kalorinin %50 si kadar 

karbonhidrat

*emilimi arttirmak icin C vitamini (idrar yollari enfeksiyonlarını da önler)

*daha fazla meyve, sebze !!!!!!!

*ceviz, findik gibi tohumlardan kaliteli yararli yag alinabilir

*K vitamini (65mcg)(kan pihtilasmasi ve kalsiyumun kemiklere cekilmesi icin) (lahana, karnibahar, yesil yapraklilar, mercimek….)

tuketin.

 

Zen’den uyarılar, notlar….

– artık bu ay daha iyi bir hamilelik gecirmek ve kolay doğum yapmak için egzersilere başlayabilirsiniz. Pilates, günlük yarım saatlik yürüyüş, temiz, kimyasalları kontrol edilmiş bir havuzda yüzmek iyi gelecektir. Hiç birini yapamıyorsanız kegel egzersizlerini yapabilirsiniz. Tabii öncelikle doktorunuza danışın….

– bebek hareketleri genelde 14-26. haftalar arasında ama genelde 18-22. haftalarda hissedilir. Daha önce bebek sahibi olmuş bir anne daha erken hissedebilir. Ve zayıf bir kadın kilolu bir kadına göre daha erken hissedebilir.

– vajinal iltihaba mantar neden olduysa kolaylikla tedavi edilebilir, bunun doğum sırasında bebeğe geçmesi engellenmelidir. Bebeğin doğumdan sonra ağzında oluşan pamukçuk mantar iltihabına bağlıdır. Pamukçuk oluşmuşsa bile korkmamamız gerek, tehlikeli değil ve tedavi edilebilir.

-38 C üzerindeki sıcaklıklarda duş almayın, jakuziye girmeyin, sıcak su dolu küvete girmeyin

– yavaş hareket edin.

– sol tarafınıza yatarak uyuyun.

anne adayı Zen….

Hamilelikte Beslenme -Bölüm 2-

Posted on Updated on

Beslenmeyle ilgili yazımın ilk bölümünü geçenlerde yayınlamıştım. Ve dönemlere göre ortalama kalori miktarı, yemek yeme biçimimizi belirleyen mekanizma leptin ve grelin, aldığımız kilonun nereye gittiğinin dökümünden vs söz etmistim. Şimdi gelelim hamilelik denince herkesin aklına gelen ilk kavram olan aşermelere, mide bulantılarına…..

 Geçen gün hamile kadınlarda aşerme oranının %75 olduğuyla ilgili bir istatistiğe denk geldim. Ben o %75’e dahil değilim. Ve malesef yemek yemekle ilgili sorunum var. Ben en az bir besinden iğrenen % 50 lik gruptayım. Herkes cok kilo almaktan, fazla yemekten şikayet ederken, ben bu durumuma ilk başlarda seviniyordum. Ta ki bu hafta sonu doktorum kilo almam gerektigini söyleyene kadar. Zorunlu yemem gereken şeyler dışında birsey yiyemiyorum. Hatta onları da yiyemediğim zamanlar oluyor. Yemek yemeyi ilaç almak olarak düşünüp mecburiyetten yiyorum. Bu demek değil ki aşerme ve mide bulantıları ile ilgili yazmayacağım.

 Hamilelik enteresan bir dönem, herşey değişiyor. Vejeteryan bir kadına az pişmiş bir biftek dilimi hayal ettirebiliyor. Yada benim gibi çikolataya, kuruyemişe düşkün bir kadını bu zevklerden uzak tutabiliyor.

 Aşermenin olumsuz birşey olduğunu düşünmeyin, bu sizi utandirmasin. Aşermenin aslında size yardımcı olduğuna ilişkin pekçok araştırma var. Bilimsel spekulasyonlara göre aşerdiğimiz yiyecekler genelde C vitamini yada potasyum gibi ihtiyaç duyduğumuz besinler yada kalorili besinler. Ve bunlar fetal gelişim için gerekli. Mesela tuza aşeririz; çunkü sıvı miktarını dengelemek için sodyuma ihtiyaç duyuyoruz. Kuru, nişastalı yiyeceklere aşeriyoruz; çünkü mide bulantılarımızın geçmesini sağlıyor. Hatta boş mide bulantıyı arttırdığından onu doldurmaya çalışıyoruz. Örnekler böyle uzar gider 🙂 Demek istediğim aşerdiğiniz için üzülüp utanmayın, bu evrimsel avantajı değerlendirin. Yapmanız gereken şey aşerdiğiniz şeyin zararlı olduğunu düşünüyorsanız, onu yerini tutacak sağlıklı bir yiyecekle değiştirin. Mesela şekerleme aşeriyorsanız çikolata yada kuru kayısı gibi şeyler yiyin. (Ilerde bir liste paylaşacağım bu konuyla ilgili)

 Tabi aynı durum iğrendiğiniz yiyecekler için de geçerli. Benim gibi tavuk, kuruyemiş gibi yemeniz gereken bazı şeyleri yiyemiyor olabilirsiniz. Kendinizi biraz zorlayın, hala yiyemiyorsanız yerine ikame yiyecekler tuketebilirsiniz. Bir sonraki bölümde bu listeyi vereceğim.

 Ve yine benim gibi laktoz dayanıksızlığınız varsa laktozsuz süt tüketebilir yada süt içmeyip daha fazla yoğurt ve peynir yiyebilirsiniz.

 Pika; duymuş yada görmüştürsünüz, kim bilir belki siz yaşıyorsunuzdur. Kile, toprağa, kağıda, buza, boyaya, tebeşire, sigara külüne aşerenler olabilir. Bu genelde demir ve çinko eksikliğinden kaynaklanır.  Demir ve çinko takviyeleriyle pika engellenebilir.

 Bir de ozellikle ilk 3 ay içinizi dışınıza çıkaran bulantılar var. Merak etmeyin arasıra kendini gösterse de 14. hafta gibi geçecek. Ben mide bulantısını çok yaşamayan şanslı %20 lik gruptayım 🙂 Ve görünen o ki, mide bulantısının anneden kıza geçen genetik bir yanı da var. Ve yine aşermede olduğu gibi fetusu koruyucu nitelik taşıyor olabilir. Bebeğin zarar görmeye en açık olduğu ilk 3 ayda görülmesi de bir işaret olabilir. Çünkü küçük kuzucuğunuz kendini potansiyel toksinlerden korumaya çalışıyor.

 Tabi bulantının nedeniyle ilgili hala kesin bir netice yok. Bazı arastırmalara göre hamileliğin başında yüksek olan hCG hormonuyla ilişkili olabileceği söyleniyor. Tabi sindirim trakının gevşemesi, koku hassasiyetinin artması da diger parametreler. Sanılanın aksine psikolojinin etkisi çok az.

 Bulantıyı azaltmak için;

* acıkmayı beklemeden sıksık yemek yiyin. Boş mide bulantı yapar.

* yapabiliyorsanız bulantıdan once yemek yiyin. -ki bence çok zor.

* gece midenizin boş kalmasını ve kan şekerinizin düşmesini önlemek için yatmadan önce protein yada karbonhidratli birsey yiyin. Gerekirse başucunuzda bulundurun.

* sabah yavaş hareket edin; hızlı hareket bulantıya neden olur.

* yemekten önce ve sonra dişlerinizi firçalayın ya da ağzınızı çalkalayın.

* sıcak yiyecekler yerine soğuk yiyecekler yiyin. Sıcak yiyecekler koku duyusunu uyarır.

* sigaradan ve sigara dumanından kaçının

* mümkünse -ki çok zor- stresi azaltın

– Doktorunuz önermeden bulantıyı önlemek için ilaç kullanmayın!

-Kusuyorsanız bol sıvı tüketin, kaybettiğiniz sıvıyi geri alın!

 Hiperemezçok fazla kusma. Sıvıları 24 saatten fazla tutamayıp kusuyorsanız, hamilelerin %1-3’unde görülen bu rahatsızlığı yaşıyor olabilirsiniz. Çoklu gebelik, diyabet, hipertiroid gibi durumlar varsa hiperemez görülebilir. Dikkat edin, hafife almayın.

Zen’den uyarılar….

Hamileliğinizdeki beslenme şekliniz bebeğinizi uzun vadede etkileyecek. Mesela doğum öncesi beslenme eksikliği yetişkinlikte şizofreniye neden olabilir.

 anne adayı Zen…..

Not: ingilizce klavye kullanmamdan dolayı yazım bazı harf hataları içeriyor olabilir. Elimden geleni yaptım, bu kadar oldu 😦

Doktorunuzu Aramanız Gereken Durumlar

Posted on Updated on

Hamilelik hayatimiz boyunca yasayabilecegimiz nadir durumlardan biri. Ve en ozeli…… Bu surecte sizin icin artik hersey farklilasiyor. Bir canlinin sorumlulugunu almaya basliyorsunuz. Icinizdeki o korunmaya muhtac minicik sey sizi korkutuyor. Evet o kuzucuga iyi bakmaniz gerek, tabii kendinize de…….. Hal boyle olunca anneniz, teyzeniz, konu komsu, marketteki teyze ……… icinizdeki o canliyi farkeden herkes size tavsiye vermeye baslayacak. Oyle enteresan, oyle birbirinden farkli seyler duyacaksiniz ki korkunuz katlanarak artacak. Ama sunu bilin ki endiselerin cogu yersiz olacak…… Aslinda ben bu sureci yasamadim sayilir. Annelerin ikisinin de uzakta ve rahat dusunen insanlar olmasi beni kurtardi:) En ufak bir agrida panige kapilabileceksiniz.

Peki bu korkularin hepsi mi yersiz, butun endiseler mi anlamsiz?????? Hayir………. Ne de olsa ihmale gelmeyecek bir donem bu……..

Belki siz de benim gibi, buyuk bir korku ile, “ne olur ne olmaz hemen ulasabileyim” diye hastaneden de degil doktorunuzu surekli cepten ariyor ve sakin bir ses tonuyla  korkunuzun ne kadar gereksiz oldugunu dinliyorsunuz.

İşte bu durumlarda benim “doktorunuzu aramaniz gereken durumlar” calismam isinize yarayabilir =))

Doktorunuzu Arayin;

*alt karin bolgenizde agri varsa (tek tarafli/ iki tarafli farketmez). Agrinin yani sira kanama ya da bulanti, kusma varsa acilen arayin!

*orta karin bolgenizde agri, el ve yuzde sisme varsa

*hafif vajinal akinti

*karin ve bel bolgesinde agri ile  irlikte agir vajinal kanama varsa

*meme ucundan, mesaneden yada rektumdan kan geliyorsa

*oksurdugunuzde kan geliyorsa

*ani susuzluk duygusu, idrarin az olmasi yada o gun hic idrara cikma durumu varsa,

*ellerde, yuzde, gozlerde sisme varsa. sisme cok ani yada basagrisi ve gorme bozuklugu ile birlikteyse acilen arayin!

*2-3 saatten fazla suren siddetli basagrisi varsa, bu bas agrisi gorme bozuklugu, yuz, goz ve ellerde sislikle birlikte ise acilen arayin!

*idrar yaparken agri yada yanma hissediyorsaniz; bu yanma titreme, ates yada sirt agrisi ile birlikte ise acilen arayin!

*iki saati asan gorme bozukluklarinda

*bayilma yada bas donmesi varsa

*titreme ve 37’5 C ustunde ates varsa (gripal ve usutme durumlari haric!); ates 38,5 C ustune cikarsa acilen arayin!

*ilk 3 ayda gunde 2-3 defadan fazla kusuyorsaniz, ilerleyen aylarda kusma durumu varsa, kusma agri yada atesle birlikteyse acilen arayin!

*cok yemediginiz bir donemde aniden 1 kg dan fazla kilo aldiysaniz; sisme,  basagrisi ve gorme bozuklugu ile birlikteyse acilen arayin!

*20. haftadan sonra bebek hareketlerini takip edin. 20. haftadan sonra 24 saatten uzun sure bebeginizin hareketlerini duymadiysaniz, 28. haftadan sonra saatte 10 hareketten az hareket hissettiyseniz

*koyu renk idrar ya/yada tum vucutta kasinti, renksiz dışkı varsa

Surekli vucudunuzu dinlediginizden, buyuk ihtimalle bu belirtiler haricinde bircok sey hissedeceksiniz. Benim gibi “hamilelikte en cok gorulen kanser turu meme kanseri” diye bir yazi okuyup, o hafta kendinizi hastanenizin meme sagligi merkezinde bulabilirsiniz. Surekli doktoru arama egiliminiz olabilir. Kendinizi iyi hissedecekseniz arayin, cekinmeyin….

anne adayi zen…….