Aylar: Mayıs 2012

Hamilelikte 5. Ay

Posted on Updated on

Hamileliğinizin ‘ını atlattınız  ve 5. ayına üçlü test ile başladınız, ayrıntılı ultrason ve droppler ile devam edeceksiniz… Alın size zorlu bir süreç daha……. Ama ben bu zorlu süreç öncesinde bu ayın size ve bebeğinize getirdiklerine değinmek istiyorum.


Hamileliğinizin 5. ayında hissedecekleriniz;


* artık hamileliğinizi kabullenmiştirsiniz sanırım =)
* vajinadan gelen beyazımsı akıntı
* karın alt bölümünde ağrı ( rahmi yerinde tutan kaslar geriliyor)
* dişeti kanaması (diş problemlerini ayrıca anlatmak istiyorum)
* bacak krampları
* ayak bilekleri, ayaklar, eller ve yüzde şişme (şanslıyım ki bunu hiç yasamadım =) )
* kalp atışının hızlanması
* sırt ağrısı (pilates gerçekten iyi geliyor)
* klasikleşen kabızlık, midede yanma, hazımsızlık, şişkinlik, gaz… =) bunlara alışmış olmalısınız =)
* ciltte renk değişimi -ki bu da bana oldukça uzak =)
*veeeeeeee bu ayın sonunda belki de bebeğinizin hareketlerini hissedebilirsiniz…….


Bebeğinizin 5. ayda gelişimi


Bebeğiniz inanılmaz hızda büyüyor. 
– Bu ayın ilk haftası mevcut yapılar hızla gelisir fakat yeni yapı oluşmaz.
– İkinci hafta bebeğinizin ilk dışkısı bağirsaklarında toplanmaya başlar =) Kulaklar nihai konumuna gelmiştir ve endokrin bezleri birçok hormonu salgilamaya baslamıştır.
– Üçüncü hafta bebeğinizin cildini, iç salgı bezlerini ve duyularını koruyan kremsi verniks kazeoza oluşur.
– Bebeğinizi bazen hıçkırık tutabilir =) karnınızda 2-4sn de bir ritmik sarsıntı hissederseniz şaşırmayın =)
– son hafta kuzunuzun saçları, kaşları oluşmaya başlar =) Eminim sizin hayalinizde zaten oluşmuşlardı=) 
– Bebeğiniz bu ayın sonunda artık 20-25 cm ve yaklaşık 320gr kadar =)


5. ayda beslenme


*protein (günlük miktari 60gr)
*kalsiyum (1.000mg) (250ml yagsiz sutte 296mg, 1 bardak yogurtta 272 mg)
*potasyum (2.000mg) (avakado, patates, incir, muz)(potasyum destegi onerilmez)
*magnezyum (350mg)*fosfor (700 mg) (yeteri kadar protein ve kalsiyum aliyorsaniz  fosfor da aliyorsunuzdur)
*folik asit (folat in sentetik sekli folik asit, dogal sekli olan folasin e gore daha iyi emilir) (nohut, kurufasulye……)
*demir (min 30 mg) (kuru üzüm, kuru kayısı eğlenceli demir kaynaklarıdır)
*cinko (15 mg) (et, süt, tavuk, kuru baklagiller, kabuklu yemisler, yumurta sarısı)
*A vitamini (beta karoten icerir) ( sari, koyu turuncu, koyu yesil yaprakli sebzeler, kuru kayısı) (A vitamininin fazlasi toksik olabilir, bu nedenle en iyisi besin desteği yerine gıdalardan karşılayın)
*B vitamini (rafine edilmemis tam tahillardan, hatta kahvalti gevreklerinden alinabilir)
*B6 vitamini ( et urunleri, sut, yesil yaprakli sebzeler, patates,bezelye,  yulaf ezmesi, muz)
*B12 vitamini (sut ve sut urunleri, alabalik, sigir eti)
*fitokimyasallar (aromali otlar, baharatlar, tahillar, bakliyat, sebzelerde bulunur)
*biyotin (30mcg) (tam tahillar, karaciger,kuru baklagiller, findik, yumurta, karnibahar….)
*gunluk alinan kalorinin %50 si kadar karbonhidrat
*emilimi arttirmak icin C vitamini (idrar yollari enfeksiyonlarını da önler)
*daha fazla meyve, sebze !!!!!!!
*ceviz, findik gibi tohumlardan kaliteli yararli yag alinabilir
*K vitamini (65mcg)(kan pihtilasmasi ve kalsiyumun kemiklere cekilmesi icin) (lahana, karnibahar, yesil yapraklilar, mercimek….)
tuketin.
 
Zen’den tavsiyeler :



– Kendinizi sürekli yorgun hissediyor olabilirsiniz. Siz sık sık dinlenmenin bir yolunu bulun. Ve ne yapıyorsanız daha yorulmadan bırakıp ara verin.


– Sık karşılaşılan baş dönmeleriniz hatta baygınlığınız olabilir. 


* O yüzden yavaş yavaş ayağa kalkın, özellikle de sabahları. 
* Kan şekeri düzeyinizi korumaya çalışın. 
* Çok fazla giyinmişseniz, ısınmışsanız üzerinizdekileri hafifletin. 
* Arabada, otobüste pencereyi açıp biraz hava alın. 


Kendinizi bayılacak gibi hissettiğinizde;


* yere uzanın ve bacaklarınızı havaya kaldırın. 
* Yere uzanamayacağınız bir yerdeyseniz başınızı bacaklarınızın arasına alarak oturun. 
* Ya da bir dizinizi yere koyarak ayakkabınızı bağlıyormuş gibi yapın. 


Gerçekten bayıldığınızda kesinlikle doktora haber verin!!!!!!


– Bir de bel ve sırt ağrıları var…. Vücudunuz bebeğinize hazırlanıyor malum. hareketsiz olan kasık bölgeniz bebek geçişini kolaylaştırmak için gevşiyor, karnınız büyüyor ve iskelet sisteminizin dengesi bozuluyor. Bunun ustüne siz de “hamileliğimi duymayan kalmasın” diye karnınızı öne çıkarmaya çalışıyorsanız….. Hamileliği güçlü karın kasları ile karşıladıysanız ne ala, ama öncesinde buna ilişkin bir çalışmanız yoksa,


* Kilo sınırınızı geçmeyin
* Çok yüksek topuklu, yada çok düz ayakkabı giymeyin. 5cm’lik topuğun ideal olduğu söyleniyor.
* Ağır yük taşımamanız gerektiğini zaten biliyorsunuz. Taşiyacaksaniz belinizi bükerek eğilmeyin, kuvveti bacaklarınıza verin.
* Uzun süre ayakta durmayın. Ayakta bulaşık yıkamak gibi bir iş yapıyorsanız bir ayağınızın altına küçük bir tabure alın.
* Bacak bacak üstune atmayın
* 1 saatten fazla oturmayın
* Sert bir yatakta uyuyun
* başınızın üzerinde bir yere ulaşmaya uğraşmayın mümkün olduğunca
* Stresinizi yenmeyi ögrenin, zor olsa da….
* Ve kendinizi hırpalamadan, yormadan doğru egzersizi yapın.


-Benim gibi yüzüstü ve sırt üstü uyumayı seviyorsanız sizin için zor olacak ama artık sol tarafınıza yatmanız gerekiyor =( (sırt üstü yattığınızda rahminizin bütün ağırlığı sırtınızın, bağırsaklarınızın ve en önemlisi kanın vücudun aşağı kısımlarından kalbe geri taşınmasını sağlayan damarın üzerine biner.)


Zen’den notlar:


Göbek bağı bebeğiniz hareket ettikçe düğümlenmez, kendiliğinden düzleşir. Cünkü göbek bağındaki kan geçişi çok kuvvetlidir.


Plasenta tabiki koruyucudur. Çoğu bakteri plasentayı geçemez. Ama çoğu ilaç kolayca geçer. Dikkatli olun!!!!!!!!


Anne adayı Zen…….

Reklamlar

Hamilelikte Üçlü Test – Alfa Fetoprotein

Posted on Updated on

Hamilelik süresince en stresli dönemler sanırım test haftaları. Test sonucları sonrası doktorunuzla görüşme anı son derece korkutucu oluyor. İşte o korkutucu testlerden biri de ikinci trimester dönemindeki üçlü test.  Annede alfa fetoprotein taraması olarak da bilinir. Görünen o ki 16-18. haftalar arasinda  yapılan bu test 11-14 arası yapılan ikili-üçlü testin yerini alacak gibi. 


Bebeğin ürettiği bir madde olan alfa fetoproteinin kanda ya da serumda yüksek çıkması, spina bifida (omurilik kanalı açıklığı) ya da anansefali (kafa kemiklerinin olmaması) gibi omurilik kanalı kusuru olduğunu gösterir. Aşırı düşük sonuçlar ise down sendromu gibi kromozom kusurlarının belirtisidir.


Bu testte dikkat edilmesi gereken gebelik tarihinin doğru girilmesi. Gebelik tarihi sanılandan büyükse ya da küçükse AFB anormal çıkıp korku yaratır. 


Peki alfa fetoprotein taraması nasıl yapılır? Sadece küçük bir miktar kan örneği ile yapılır =) Sonuçta anormallik varsa tekrarlanır. İki sonuç uyumluysa amniyosentez yada CVS yapılır.


35 yaş üzeri anne adayları için garanti olan direkt amniyosentez uygulanması olsa da doktor görüşune bağlı olarak önce üçlü test de yapılabilir. Anne yaşının artması ile down sendromlu bebek doğurma riski arasında annenin yaşı ile doğrudan bir ilişki vardır ve bu riskin en belirgin şekilde arttığı yaş ise 35 yaştır. Malum günümüzde 35 yaşın üzerinde gebe olan kadın sayısı sürekli artış göstermektedir. Dolayısıyla da bu tür tarama testlerinin uygulanması ve güvenilirliği gün geçtikçe daha çok önem kazanmaktadır. Hatta o şekildedir ki bazı uzmanlar 35 yaşın üzerindeki her gebeye amniyosentez uygulanmasının gerekliliğini savunmaktadırlar.


Biliyorum sonuçlardaki küçük problemler sizin için çok büyük korku oluyor. Biz de bu testlerde değil ama ayrıntıli ultrasonda bir problem yaşamıştık ve o süreçte yaşadığım korku ve endişeyi kelimelerle anlatamam……. Ama unutmamak gerekir ki bu sadece bir tarama testi……. Şunu bilin ki 100 kadından 3 ya da 4 ünde ilk testte bebeğin problemi belirleniyor. Geri kalanında AFP yüksekliğinin nedeni çoğul gebelik yada yanlış gebelik tarihidir. Her araştırmada değişen, kesin olmayan sonuçlara göre üçlü tarama testinin down sendromunu yakalama olasılığı yaklaşık %60 olup %5 civarında hatalı pozitif olma olasılığı vardır. Bu oranlar anne yaşı ile direkt olarak ilgilidir. 35 yaşın altındaki kadınlarda hatalı pozitif oranı %4 olurken down sendromunu yakalama oranı yaklaşık %50’dir. Beklenen doğum tarihinde 35 yaşın üzerinde olan anne adaylarında ise yakalama oranı %80 iken hatalı pozitif oranı %25’lere kadar ulaşmaktadır. 


Hekesin test sonucunun normal değerlerde çıkması, sağlıkla bebeklerine kavuşmaları dileğiyle….


anne adayı Zen…….



 

 




Tuvalete Merhaba Eğitimi

Posted on Updated on

Farkediyorum ki bloga baya uzun bir sure ara vermişim =( Yeni yazılar beklenir hale gelmiş. “Şu konuyu da yazacaktın, bu konuyu da araştıracaktın” mesajları gelmeye başlamış. Herkesin hamile bir kadının tembelliğini mazur göreceğini ümit ederek bugün, beklenmeyen farklı bir konuya değineceğim. Bu arada yanlış anlaşılmasın; yazmadık ama çalıştık, araştırdık =))
 
Bugün ki konumuz tuvalete merhaba eğitimi” 
 
Biliyorum bizim için çok erken, ama öğrenmekten zarar gelmez değil mi =)
 
Geçen hafta artık geleneksel hale gelen blogger bulusmamızın 8.si vardı. Ve konugumuz selpak ti. Biz onların konuğuyduk desek daha doğru olur sanırım. İkramlar, fotograflar, hediyeler… hepsi selpak’tandı. 
Selpak’ın Bengi Semerci Enstitüsü ile birlikte gerçekleştirdiği program oldukça ilgi çekiciydi. Henüz bize yabancı ama gördüğüm kadarıyla tuvalet eğitimi annelerin en çok zorlandığı konulardan. Hal böyle olunca da sorular ardı ardına yağdı. Uzm. Psk. Derya Gülterler oldukça işe yarayacak çözüm önerileriyle içimizi rahatlattı. 
 
Öğrendim ki, yanlış eğitim çocukta güven eksikliği yaratabiliyor, uygun şekilde verilmeyen tuvalet eğitimi, çocuğun bu süreci tamamlamasında yaratacağı zorluklarla birlikte başarısızlık ve kendine güven kaybını da beraberinde getirebiliyor. 
 
Bu nedenle eğitimin çocuğun gelişimine uygun şekilde, acele etmeden, başarma-başaramama üzerine vurgu yapılmadan, cezalandırmadan ya da büyük ödüller vermeden, doğal bir süreç içerisinde tamamlanabilmesi büyük önem taşıyor.
 
Peki çocuğumuzun bu eğitime hazır olduğunu nasıl anlayacağız???
 
 •  Yürüyebiliyorsa,
•  Basit emirleri yerine getirebiliyorsa,
•  İsteklerini kelimelerle konuşarak anlatabiliyorsa,
•  Kendi kendine basit giysileri çıkarabiliyorsa,
•  Genellikle gün içinde 2-3 saat kuru kalabiliyorsa,
•  Tuvalete çıktığı saatlerin bir rutini oluşmuşsa,
•  Altının ıslaklığından rahatsızlığını ifade eder hale gelmişse   
tuvalet eğitimine başlama zamanı gelmiş demektir. 
 
Selpak’la yaptığımız bu söyleşi bizim için çok faydalıydı doğrusu. Ama tabiki her çocuğun durumu, her ailenin sorunu farklı. O nedenle siz de “Tuvalete Merhaba Eğitim Evleri”nde Selpak’la bulusup, 1-4 yaş arası çocuğunuzun tuvalet eğitimi için hazır olup olmadığını öğrenerek bu süreci keyifli ve rahat geçirmenin yollarıyla ilgili bilgi alabilirsiniz. Çocuğunuz eğitmen desteğiyle tuvalet korkularını yenip, eğlenceli vakit geçirebilir.
 
Selpak Tuvalete Merhaba Eğitim Evi;  dört odadan oluşacak. Girişte karşılama alanı bulunan evde, Bengi Semerci Enstitüsü uzmanlarıyla eğitim odası,  çocukların banyo ortamında kendilerini rahat hissetmeleri için yaratılmış bir alan ve son olarak da eğlenebilecekleri bir oyun odası bulunacak.

 

 
   TUVALETE MERHABA EĞİTİM EVİ                        PROGRAMI:
 
             •   İstanbul : 17-18-19-20 Mayıs,  Cevahir AVM
             •   İzmir: 2-3 Haziran,  Forum Bornova
             •   Ankara:  8-9 Haziran,  Ankamall
             •   İstanbul :  22-23-24 Haziran, Forum İstanbul 
 Tuvalet eğitimi ile ilgili daha fazla bilgi için           www.facebook.com/selpak adresini de ziyaret edebilirsiniz.

 

 
anne adayı Zen……