Roma Gezisi

Posted on Updated on

roma kolezyum

Yaklaşık 3 hafta önce, uzunca bir düşünme süreci, kararsızlık ve sonunda mecburiyet neticesinde emzirme olayına son verdim. Başka bir yazımda detaylarına ineceğim bu süreç psikolojik açıdan inanılmaz zor geçti. Ki bunun zor olacağı doktorumuz tarafından da öngörülmüştü. Daha önce birçok kez düşünüp uygulayamadığımı da göz önünde bulunduran sevgili ben kesme tarihini belirlediğimde hemen bir tatil planı yapmış. Bu tarihlerde İtalya’nın baharı güzel olacağından harika bir Roma-Floransa programı organize etmiş.  Öyle güzel bir tatildi ve öyle iyi geldi ki anlatamam…

İlk şehrimiz Roma‘ydı. Malumunuz kendisi büyüleyici bir aşk şehri olarak pazarlanır. Roma İtalya’nin en geniş şehirlerinden olmasına rağmen gezeceğiniz yerler dar bir alanda sınırlı. O nedenle hiç araba kiralamaya falan gerek yok, her yeri yürüyerek gezebilirsiniz. Hatta turistik Roma’da araba kullanmanız çok zor. Metro ağı çok gelişmiş değil, ilkel bile denebilir ama otobüsler çok yaygın kullanılan ulaşım araçları. Metroyla ilgili bilmeniz gereken birşey de bilet alabilmek için banka sırası gibi numara alıp bekliyorsunuz uzunca bir süre. Ve ben 10 tane alayım sonra da kullanırım diye birşey yok, saati dolunca kullanılamıyor. Biz sadece Vatikan’a geçerken toplu taşıma kullandık ki gerek bile yoktu yürünebiliyordu. Şehir merkezinde bir yerde kalıyorsanız Roma Pass’e çok da gerek yok.

Merkezi olsun, her yere yakın olsun diye İspanyol Merdivenleri’nin yanındaki Hotel Siena ‘da kaldık. Roma merkezindeki otellerle ilgili o kadar olumsuz şey okuduktan sonra beklentimizi düşük tutsak da oldukça iyiydi hem odaları hem hizmeti. Özellikle de çalışanların ilgisi ki biz erken ayrılacağımızı bildirdiğimizde hiç sorun etmeden yardımcı oldular.

Roma bir açık hava müzesi gibi. Her yerde tarihi ve sanatsal yapılar görebilirsiniz. Birçok farklı çağın eserlerini, farklı akımları  bir arada bulundurmasına rağmen hepsi de birbiriyle bütünleşmiş bir ahenk içerisinde. Ve şehirde Medici ailesinin etkisi göze çarpıyor. Şehri gezerken daha fazla zevk alabilmeniz biraz Roma ve Hristiyanlık tarihi bilmek de fayda var.

roma gezisi

Ortasından nehir/deniz geçen tüm şehirler gibi Tiber (fiume) nehri‘nin iki yakasında farklı sosyal yapılar oluşmuş. Eski Roma ve görmeniz gereken birçok yapı bir tarafta, Vatikan ve şehrin bohem hayatı olan Trastevere ironik bir şekilde diğer tarafta.

Aslında Roma iyi bir programla rahat rahat 2 günde bile bitirilebilir. Zaten hepsi biribirine yürüme mesafesinde olunca dolaşırken karşınıza çıkıveriyorlar. Biz Roma’dan sıkıldığımız ve Toscana köylerine zaman ayırmak istediğimiz için planı bozup erken ayrıldık ve oraları görünce çok da iyi yapmışız dedik.

roma ask cesmesi

Roma’da görülmesi gereken yerleri sıralayacak olsam

1- Colosseo

2-Foro Romano

3- Fontana di Trevi (aşk çeşmesi)

4- Pantheon

5- Vittorio Emanuele II

5- Piazza del Popolo

5- Vatican

6- Domus Aurea

7- Trinita Dei Monti (ispanyol merdivenleri)

şeklinde sıralardım. Bunların içinde de İspanyol Merdivenleri ve Vatican da sırf görmeden dönerseniz insanlar dalga geçer diye. İspanyol Merdivenleri‘nin kalabalığından başka hiçbir esprisi yok. Vatikan’daki İspanyol elçisinin evine çıkan merdivenler işte. Ayrıca biz onun boş fotografını çekebilen nadir insanlar olarak tarihe geçtik. Bunda Özgür’ün de çabasını görmezden gelemem tabi =)) Spagna metrosunun hemen yanında olduğu için metroyla geliyorsanız orda inip, meşhur alışveriş caddesi Via del Corso’ya inip  cadde boyunca ilerlerseniz Vittorio Emanuele II ‘nin olduğu meydana  çıkar ordan da hemen arkasındaki Roman Forum ve Kolezyum’a ulaşabilirsiniz. Orda bekleyip zaman kaybetmeyin.

ispanyol merdivenleri

ispanyol merdivenler

Vatikan’sa tamamiyle bir hayal kırıklığı yaratıyor. Filmlerdeki dev, görkemli yapıyı arıyorsunuz ama yok. Fotograflardaki insanların yürüyüp gelmiş bekliyor olduğu o uzun yol neresi dedim ve bir baktım ki bizim geldigimiz o caddeymiş. Papa’nın konuştuğu balkon mu burası diye burun kıvırabiliyorsunuz. Vatikan müzeleri ise evet ihtişamlı ama bir anlam ifade etmesi için Hristiyanlığı ve tarihini bilmeniz ayrıca bir rehberle gezmeniz gerek. Yoksa wowww ne kadar büyük, woww işlemelere bak falan olabilir. Vatikan’a geldiğinizde nehir boyu yürüyüp Trastevere’ye inip orda yiyebilirsniz. Vatikan’da doğru düzgün yemek yiyecek yer bulamzsınız.

vatikan

vatikan

Vatikan’a geldiğinizde Castel Sant Angelo‘yu görürsünüz zaten. Bu şato yüzyıllarca en güçlü Roma orduları’nı ve papalarını barındırmış. ve Tiber Nehri’ndeki en güzel köprü burda.

vatikan

Trastevere şehrin bohemi, çok eski zamanlardan bu yana işçi sınıfının mahallesi.  Renkleri daha soluk ve kirli. Ucuz ve iyi yemek için gidilebilir. İlginizi çekebilecek pek bir yeri yok. Söylediğim gibi ya Vatikan’da gittiğinizde ordan yürüyebilirsiniz yada Roma Forum ya da Yahudi mahallesi taraflarındaki köprülerle direkt geçebilirsiniz.

trastevere

Vittorio Emanuele II  Piazza Venezia Meydanı’nda. Meydan çok geniş ve Roma’nın birleşmesi şerefine yapılan anıt bembeyaz parlıyor. Hemen farkedersiniz. Bu meydan otobüs hatlarının ve turistik turların da merkezi. Bu anıtın arkasında da Kolezyum ve Roman Forum var. Onların da hemen arkasında Roma’nın kuruluş efsanesinin başlangıcı Domus Aurea var. Birçok toplumun efsanesinde olduğu gibi Romalılarda da Roma ve ikizini bir domuz emzirip büyütmüş. Bu efsanenin tarihi anıtı Domus Aurea.

roma

Kolezyum beklediğiniz gibi devasal değil, ama bilet kuyruğu inanılmaz. Gerçi Uffuzzi’yi gördükten sonra normal geldi bu uzunluk. Roma pass burda işinize yarayabilir. Roma passle beklemeden direkt girebiliyorsunuz.

roma kolezyum

kolezyum

Gördüğünüz gibi gladyatorlerin savaştığı alan yok. Bu odaların üzerindeymiş. Ama belli ki o filmlerde izlediğimiz gibi büyük de değilmiş.

Biletiniz Roma Forum‘u da içerdiği için direkt Kolezyum’dan buraya geçebilirsiniz. Şehrin göbeğinde antik kalıntılar görmek, onların içerisinde dolaşmak gerçekten de heyecan verici. Eski Roma’nın siyasi, ticari, dini merkezini gözünüzde canlandırabilirsiniz. Hala çözülememiş yazıtların falan olmasıysa mistik bir duyguya neden oluyor. Buradan da Domus Aurea’ya geçip bu bölgeyi bitirebilirsiniz.

roma forum

roma forum

Tarihe ilginiz, bilginiz yoksa bu alanlar sadece fotograf çektirmek için birer fon olarak kalır. O yüzden bence gitmeden birazcık tarihlerini okuyuverin.

Bu bölgeyi bitirip tekrar yukarı doğru yürüyecekseniz rotanızı Pantheon‘a çevirin. Şehirde yüzyıllar o kadar birbiriyle uyum içerisinde ki Pantheon’un M.Ö yapıldığını farketmeyebilirsiniz. Ama öyle. Ve içine giridiğinizde göreceğiniz o devasal kubbe hiç destekleyici sütun veya uçan payanda olmadan inşaa edilmiş. Ayrıca ücretsiz, biletsiz girilebiliyor. Ve hoş  minicik de bir meydanı ve o meydanda çok sevimli restoranları var. Gerçi bana kalsa birkaç sokak daha yürüyüp Piazza Navona‘ya yürüyüp orda akşam üzeri sokak müzisyenleri eşliğinde şarap peynir keyfi yapabilirsiniz.

pantheon

Piazza del Popolo meydan olarak ilginizi çekmese de arkasındaki bahçelere çıkıp bambaşka bir İtalya’yla karşılaşabilirsiniz.

piazza del popolo

piazza del popolo

Benim önerim buraya sabah yürüyüşü için gelin. Hem sabah şehrin uyanışını hem Roma’yı yukardan görür hem çok hoş bir yürüyüş yapmş olursunuz. Birden bire kendinizi Central Park’da hissedebilirsiniz. Doğruyu söylemek gerekirse ben Roma sakinlerini ilk kez burda gördüm.

Pincio Bahçeleri‘nden Villa Medici’ye kadar yürüyüp İspanyol Merdivenleri’nden inerek sabah yürüyüşünüzü tamamlayıp kahvaltıya hazır olabilirsiniz. Kahvaltı yapıp çıktınızsa 1760’dan beri aynı yerde hizmet veren Cafe Greco‘da bir tiramisu yiyebilirsiniz. Dışı lüks mağazalar arasında dikkat çekmese de buram buram tarih kokuyor. Dile kolay 214 yıl…

cafe greco

cafe greco

Şimdi bir de gerçek Romalıların yaşadığı, gerçek Roma var. Turistik Roma’da o kadar turist kalabalığı var ki Romalı’ya rastlamak çok zor.  Kendinizi bir şehir değil de müze geziyor gibi hissediyorsunuz. İstanbul gibi aslında. Sultan Ahmet ne kadar da gerçek İstanbul tartışılır. Bir Roma haritası edindiğinizde farkediyorsunuz, sanki turistik kısım metro hattıyla ayrılmış gibi. Turistik haritaların dışında Barberini’ye çıkıp yukarı doğru yürüdüğünüzde bizim Nişantaşı’na, Ulus’a falan gelmiş gibi oluyor. Daha lüks restoranlar, gerçek İtalyan yemeği, şık bakınlı Romalı’lar, güzel kafeler…

İtalya diyince ilk akla gelen İtalyan mutfağı oluyor. Listenin başında da pizza, makarna geliyor. Döner, pide gibi. Ama asıl İtalyan mutfağı bereketli Toscana topraklarının mahsüllerinin harmanlanmasından geliyor; bunu da Roma da bulabileceğiniz mekanlar aşırı pahalı ve çoğu da gezdiğiniz güzergahın dışında. Doğruyu söylemek gerekirse Floransa’yı yemek konusunda çok daha başarılı buldum. Ama Cortona’nın yanında lafı bile olmaz. Biz gezimiz boyunca Vedat Miror’un, yemek bloglarının, arkadaş önerilerinin peşinde sirk lokantalarında bile yedik ki oralara daha sonra ayrıca değineceğim.

Zamanınız kısaysa öyle uzun uzun 5 gün, 1 hafta Roma’ya ayırmayın. Bu anlattığım yerler dışında klasik bir Avrupa kenti. Gidin Siena’yı, San Gimignano’yu falan gezin. Yemyeşil vadide yüzlerce, binlerce yıllık köyler arasında kaybolun. Biz önceden otelleri vs ayarlamamış olsak, ben oraların bu kadar güzel olduğunu bilsem 2 günde bitirirdim. O yüzden şimdi iyilik olsun diye 2 günlük Roma gezisi planı yapiyorum sizin için.

1. gün

İspanyol merdivenleri’nden Aşk Çeşmesi’ne yürüyün (max 15dk) Buralara erkengidin ki fotograf çekecek açıları yakalayabilin. Yoksa aşırı kalabalık oluyor.

fontana di trevi

Aşk Çeşmesi’den Piazza Venezia Meydanı’na yürüyün. Vittorio Emanuele II müzesini gezmeyecekseniz merdivenlerine bir çıkıp inin. Zaten oturmanız yasak.

Vittorio Emanuele II ‘nin hemen arkası Roma Forum ama siz sol tarafına doğru yürüyüp önce Kolezyuma gidin bilet kuyruğuna girin (1-1,5 saat) Bilet ikisi içinde geçerli ve Roma Forum’un girişi de zaten o tarafta. Hemen arkalarında da Domus Aurea var.

Buraları bitirdikten sonra acıkmış olursunuz ama o çevrede değil Pantheon yada Navona’da yiyin. Yada hemen köprüden Trastevere’ye geçip orda yiyip dönebilirsiniz. Sonrasında Pantheon’u gezersiniz. Aksam üzeri de meşhur alış veriş caddesi Via del Corso’da mağazalara bakar, bol bol ara sokaklarda kaybolursunuz.

2. Gün

Sabah Piazza del Popolo’ya gidip yukarısındaki bahçelere çıkar, şehrin nadir sakin, boş hallerine sahit olursunuz.

Bahçelerden Villa Medici’ye kadar yürür Ispanyol Merdivenleri’ne gelirsiniz. Kahvaltı yapar metroyla Vatikan’a gidersiniz.

Yada ne yapayım Ispanyol Merdivenleri’ni der, direkt köprüden Vatikan’a yürür, önce Castel Sant Angelo’yu görür, sonra Vatikan’a geçersiniz. Müzeleri gezecekseniz acele etmenize gerek yok, çok zamanınız var, o yuzden yayıla yayıla gezin sonra da nehir boyu yürüyüp Trastevere’ye inin. Yok Vatikan’da saatler harcayamam sıkılırım derseniz bu tarafa geçmeden önce diğer tarafta zaman geçirin ki akşam üzeri Trastevere’de olup yemek yiyin yada o daracık ara sokaklarda dolaşıp Roma Forum tarafına geçin ki bütün o gezdiğiniz anıtların akşam ışıklı halini görebilin. Bence görülmeye değer. Hem Roma Forum tarafına Yahudi mahallesinin içinden geçildiği için orayı da görmüş olur Roma gezinizi tamamlamış olursunuz.

Sevgiler…

Zen…

kolezyum

Reklamlar

One thought on “Roma Gezisi

    Tuğba Ergün said:
    Haziran 4, 2014, 1:58 pm

    Of ne severim Roma’yı! Yeniden gitmiş gibi oldum valla ellerinize sağlık 🙂 Gitmeden önce tarih okunması konusuna sonuna kadar katılıyorum. Roma’da kaldığımız sürece otele her geldiğimizde gece ders çalışmak zorunda kalmıştık resmen 🙂 Bir daha iyice okuyup, öğrenip gelelim diye de karar almıştık 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s