şurdan burdan

nice yaşlara sevgilim

Posted on Updated on

“dünya bir sahne” diyip yaşama baslayan canım sevgilim;

bir kış baslangıcı karşıma çıkıp içimi ısıttığın, hayatımı şenliğe dönüştürdüğün için tesekkürler………..

iyi ki doğmussun…….

iyi ki hayatımdasın……..

zen

Reklamlar

Tatil Oncesi Son Gun

Posted on

Tatil parametreleri ile ilgili o kadar sey soyleyip, tatilin planlamasinin ne kadar onemli oldugunu belirttikten sonra hicbir plan yapmadan tatile gidiyorum 🙂 plan yok, hazirlik yok………

Bu yazin nasil gectigini anlamadim. Gec geldi ve kisa bir sure sonra bitecek. Ve ben evde havuza girmek disinda yaza dair pek birsey yapmadim. “Yillik izin” denilen seyin ne lanet bisey oldugunu da bu yil anladim. Yillik izinimden kalan o coook degerli 1 haftayi hemen kullanmayayim diye bayram tatilini bekledim sabirsizlikla.Ve o gun bu gun. Ne yazik ki hicbir hazirligim yok. Hersey bu aksama kaldi. Ama panik yapmiyorum. Ne de olsa sevgilim dusunmus planlamistir 🙂

Zaten bugunlerde benim icin o kadar cok sey yapiyor ki….. Bana nasil katlaniyor anlamiyorum. O kadar is yogunlugu yetmiyormus gibi bi de ustune evde benimle ugrasiyor. Tum stresimi, kaprisimi, gel gitlerimi, krizlerimi tasiyor. O yuzden “O”  benden cok daha fazla yoruldu bu yil. Bu tatili bu nedenle de cok istiyorum.

Tabii tatile cikmadan once yeni bir havlu ve yeni bir kot sort almak gibi yapmam gereken seyleri henuz yapmadim ama olsun. Bana suan da en iyi gelecek sey TATIL………

Falling Down

Posted on Updated on

Sicak, bunaltici bir hava, sikismis, bir adim bile ilerlemeyen, ilerleyebilecek gibi de gorunmeyen trafik, sinirli suruculer………  Bu sahneler benim hayatimdan degil,  Michael Douglas’in 1993 yapimi Falling Down’indan:)

Bunaltici Los Angles sicaginda, eve yaklasmamasi gerektigi karari oldugu halde, kizinin dogum gunune gitmeyen calisan eski savunma sanayii calisaninin, sikisan trafikte baslayan katillige dogru gidis oykusu. Sinirlerin saglam degilse gunluk diyaloglarin, gunluk siradan hale gelen aksiliklerin bile insani nasil cileden cikartip katile donusturdugu filmde guzel anlatilmis. Bunda Michael Douglas’in buyuk etkisi var tabii.

Paranizi bozmak icin alisverise zorlayan bakkali, suratina anlamsiz, standart aptalca bir gulumseme takinmis ukala tezgahtarlari dusunun…… Sizi nasil cileden cikardiklarini………. Stres altinda oldugunuz anlarda karsinizdakine yapmak istediklerinizi…….

Birkac dakika gec kaldiniz diye size istediginiz kahvalti menusunu vermeyip, ogle yemegi yedirmeye zorlayan ucube kafede icinizden gecenler sanirim sunlar olurdu;

Karakterin ve bazi sahnelerin size tanidik geldigi, Michael Douglas’in oyunculugunun iyi oldugu bir film.

Hersey Yalnizliktan…….

Posted on

 

Bu sarkiyi ilk dinledigim gunu hatirliyorum; okul cikisi annemin zorla gonderdigi muzik kursunda biran once bitse de eve gitsem diye beklerken duymustum onu. Sozleri direkt kulagimdan beynime akiyordu… 2 yada 3 gun sonra bisikletimde benimleydi walkmenimin ayrilmaz parcasi olarak, odamin karanliginda benimleydi. Insan lise sinavlarina hazirlanirken tam anlamiyla kavrayamiyor. Daha sonra algiliyorsun ‘sessiz eller’i, hissediyorsun ‘hic kimse bilmez’in yalnizligini, ‘mutlu son’un olmadigini…..Birinin ‘papatya’si oluyorsun.  ‘Kisisel birsey degil bu, yasamak zor buralarda’ kucuk bir tasra sehrinde yasayan biri icin oldukca guclu bir anlam iceriyor.

17 yasinda, universitenin ilk yilinda, evden uzak lanetli, unutulmus bir adada cikabilecegin en yuksek yere (insaat muhendisligi binasi) cikip yesil hatta ve yildizlara bakarken ’17’ icine isliyor. ‘iki yabanci’ nin mucize bir sarki oldugunu dusunuyorsun. Bir iliski bu kadar mi guzel anlatilir…….

 

 

‘guzel bir gun’, ‘en guzel hikayem’, ‘hayalperest’, ‘zampara’ , inanilmaz siirsellikteki ‘kupa kizi sinek valesi’ , ‘fahise’, ‘istanbul’da son bahar’, ……. Onun her sozunde insanin icinden gelen duygu oyle ciplaklasiyor ki; dokunabiliyorsun…….Teoman ne muzik ne de edebiyat kulturu olmayan, zevksiz, koreltilmis, kisir bir camiada sozleriyle benim donemime pekcok duyguyu anlatti. Ic sesimizin bize ne demek istedigini tercume etti.

Simdi Teoman’in muzigi birakiyor olmasi genclik donemimin bittigini hissettiriyor. Inanilmaz, hersey daha dun gibi……..Tum yasananlar…….. Ama sanirim artik orta yaslarima gecis yapiyorum……

 

 

27’ler Kulubunun 40. Uyesi

Posted on Updated on

Amy Winehouse’un 20 Haziran’da Istanbul’a  gelecek olmasi oldukca heyecanlandirmisti. Ne de olsa donemin en iyi vokaliydi ki bence uzun bir sure de oyle kalacak. Sesi ve yorumuyla oyle guzel anlatiyordu ki duygularini…… ve bizim duygularimizi….. karanliktaki duygularimizi, gostermek istemedigimiz….

Dun Pazar sabahi haberlerinde Amy’nin evinde olu bulundugunu duydugumda sasirmadim. Bekliyorduk. Turkiye konserine birkac gun kala uyusturucu nedeniyle yarida biraktigi Avrupa turnesinde gostermisti kendisini. Sarkilarindaki karanliga cekiliyordu. Hem de 27 yasinda…. Tipki Jimi Hendrix, Janis Joplin, Jim Morrison, Kurt Cobain gibi…. Belki de onlarin 27’ler kulubune dahil olmayi planliyordu. O yuzdendi son zamanlardaki acalesi. Ne demisti Amy ” Kelimelerdi elveda diyen, ben zaten yüzlerce defa ölmüştüm çoktan, sen ona giderken ben ikimize dönüyordum… başım dikti ve gözlerimdeki yaşlar kuruyalı çok olmuştu, hayat zaten içinden esrar çektiğin bir pipoysa ben de onun sert duvarlarına vura vura dönen bir bozuk paradan başka bir şey değilim”

Ben onu izlemekten cok dinlemeyi severdim aslinda. Kliplerine ilk kez bugun dikkat ettim. Unutmayayim onun o guzel, karanlik sesini diye………

Tatil Plani ve Parametreler

Posted on

Oldukca sicak bir yaz geciriyoruz. ‘yaz gelmeyecek’ diye dusunurken hizli gelen nemli sicak havanin icinde bulduk kendimizi. Aslinda sicak havayla aram iyidir. Kibris’in kavurucu sicaginda sinavlara plajda calisabilen bir yapim vardi. Ama bu yaz BUNALDIMMMMMMMMMM………

Bunun calisiyor olma durumuyla ilgisi var sanirim. Gecen yaz is hayatinda yeni olmanin heyecaniyla pek anlayamadim ama istedigin tarihte istedigin kadar tatil yapamama bir sorunmus. Hem de oldukca buyuk bir sorun…. Catlayan, patlayan, kirilan malzemeler, gergin gecen toplantilar, rekabet, erkek dunyasinda kadin olarak var olabilme savasi, seni kucuk kiz cocugu olarak goren dinazor ustalara teknik mudur oldugunu kabul ettirme mucadelesi……… Gercekten de tatili buyuk bir ihtiyac kiliyor.

Hani onceden sirt cantasimizi alip cikardik. Tatilin ana prensibi ‘minumum para’ydi. En ucuz ulasim, ucuz otel, arkadas evi, tanidik yazligi…. Simdi oyle olmuyor. Artik tatile cikmayi planlarken bircok parametre devreye giriyor. Sinav tarihleri, burs tarihleri  yerini yillik yasal izin surelerine, sevgilinin izin tarihleri ile uyuma, is arkadaslarinin izin tarihlerine, is yogunlugunun uzun sure onceden planlanmasina birakiyor. Tabii bir de cift olunca durum bagil fonksiyona donuyor. Hakikaten zor is 😦

Tum bir yilin yorgunlugunu 2 haftaya sigdirmak….. Ayri bir calisma gerektiriyor. Uzun bir surec 🙂

Ha bir de ‘konsept’ belirlemek gerekiyor. Yurt ici mi yurt disi mi, kulturel bir gezi mi olacak, doga turlari mi, eglence amacli mi, maceraci bol aksiyonlu bir tatil mi yoksa sakin dinlenmeye yonelik bir tatil mi…….. Konsept cok onemli…..2 yada daha fazla secenegi bir arada istiyorsaniz surec daha da yorucu olacaktir.

Yilin ilk tatilini yurt disindan yana kullanip New York’da gecirdigimizden simdi diger secenekleri degerlendiriyoruz.

Ve henuz birsey belirlemedigimizden de sitenin havuzu ile idare ediyoruz 🙂

 

Caulerpa Taxifolia Kolonisi

Posted on

Memleket yasanmaz hale geldi, son gunlerde buralarda nefes almak bile zor. 35 dereceleri bulan temmuz sicagindan degil, dislerinden kan, agizlarindan salya akitan canlilar yuzunden……

Kurt surunu uzerine soyleyecek pek birseyim yok. Ne desem havada kaliyor, ne soylesem eksik…… Insanlarin kendi secmedigi, kendi iradesiyle cabasiyla yetenegiyle olusturmadigi kimlikleri yuzunden birbirine bu denli dusman olmasi korkutucu…..Ben aslinda durumu bu kadar yadirgamama sasiriyorum. Tarihimiz dusunme yetisi olmayan insanlarin yarattigi vahsetlerle dolu….. Hosgorulu olduklarini soylerken bir yandan 6-7 Eylulde Istanbul’u Istanbul yapan, Turkiye sanayisine buyuk katkisi olan gayri muslumleri katleden, Maras’da Corum’da kapi komsularini dograyan, Sivas’da gencecik cocuklari yakan, yakarken istahla seyreden, sokak aralarinda gencecik cocuklari linc etmek icin bekleyen canlilarla sarili her yanimiz. Neden sasiriyorum ki?!

Simdi Aynur’u sahneden indirenler dun de Ahmet Kaya’ya catal firlatmisti. Zihniyet hep ayni…..

Neticede tek hucreli Caulerpa Taxifolia’dan daha geliskin bir dusunme sistemine sahip degiliz ………….