istanbul’da son bahar

Hersey Yalnizliktan…….

Posted on

 

Bu sarkiyi ilk dinledigim gunu hatirliyorum; okul cikisi annemin zorla gonderdigi muzik kursunda biran once bitse de eve gitsem diye beklerken duymustum onu. Sozleri direkt kulagimdan beynime akiyordu… 2 yada 3 gun sonra bisikletimde benimleydi walkmenimin ayrilmaz parcasi olarak, odamin karanliginda benimleydi. Insan lise sinavlarina hazirlanirken tam anlamiyla kavrayamiyor. Daha sonra algiliyorsun ‘sessiz eller’i, hissediyorsun ‘hic kimse bilmez’in yalnizligini, ‘mutlu son’un olmadigini…..Birinin ‘papatya’si oluyorsun.  ‘Kisisel birsey degil bu, yasamak zor buralarda’ kucuk bir tasra sehrinde yasayan biri icin oldukca guclu bir anlam iceriyor.

17 yasinda, universitenin ilk yilinda, evden uzak lanetli, unutulmus bir adada cikabilecegin en yuksek yere (insaat muhendisligi binasi) cikip yesil hatta ve yildizlara bakarken ’17’ icine isliyor. ‘iki yabanci’ nin mucize bir sarki oldugunu dusunuyorsun. Bir iliski bu kadar mi guzel anlatilir…….

 

 

‘guzel bir gun’, ‘en guzel hikayem’, ‘hayalperest’, ‘zampara’ , inanilmaz siirsellikteki ‘kupa kizi sinek valesi’ , ‘fahise’, ‘istanbul’da son bahar’, ……. Onun her sozunde insanin icinden gelen duygu oyle ciplaklasiyor ki; dokunabiliyorsun…….Teoman ne muzik ne de edebiyat kulturu olmayan, zevksiz, koreltilmis, kisir bir camiada sozleriyle benim donemime pekcok duyguyu anlatti. Ic sesimizin bize ne demek istedigini tercume etti.

Simdi Teoman’in muzigi birakiyor olmasi genclik donemimin bittigini hissettiriyor. Inanilmaz, hersey daha dun gibi……..Tum yasananlar…….. Ama sanirim artik orta yaslarima gecis yapiyorum……