tatil

En İyi Tatil Anne Yanında Geçendir

Posted on Updated on

Ben daha bir tatil postunu yazmadan yenisi için plan yapmaya başladım bile. Ama söylemeliyim ki hiçbir tatil anne yanında yapılanın konforunda olmuyor.

anne yaninda tatil

Rüzgar’la daha önce çok uçak yolculuğu yapmıştık ama o zamanlar bu kadar hareketli değildi. Bu nedenle nasıl tepki vereceğini kestiremiyordum. Uçakta ağlayan bebek sesine gıcık olan, söylenen biri olarak 1 yıldır karşı saftayım. Ve bu duruma hemencecik atapte oldum. Ağladığında “bebek bu tabiki ağlayacak” moduna giriveriyorum hemen. Rahatım anlayacağınız. Neyseki çocuğum da benim kadar rahat, uçağa adım atar atmaz hosteslerle kaynaştı. Daha sonra kokpitten gelen istek üzerine oraya da el attı=)

bebekle uçak yolculuğu

İnsan uçağa biner binmez “biran önce havalansın, hadi ama neden hala hareket etmedi ki” der ya, çocukluysan bu duygu tarif edilemez=) Ama neyseki Rüzgar hiç sorun çıkarmadı da ben uçakta ağlayan diğer bebeklere söylenebildim. Uçakta o kadar çok ağlayan bebek vardı ki, inerken herkes “ağlamayan bebeğin annesi” olduğum için bizi tebrik etti.

ucakta aglamayan bebek

Alanya’ya gittiğimizde Rüzgar’ı bir süpriz bekliyordu. Kahverengi, uzun kulaklı, sevimli mi sevimli Odie; annanesinin minik oğlu.

bebek ve kopek

Rüzgar ve Odie plajda o kadar populer oldular ki düzenli olarak ziyarete gelen hayranları bile vardı=)

Akdeniz bebekle tatil için ideal. Su sıcaklığı mayıs ortasından eylül sonuna kadar bebek için uygun. Rüzgar gibi sıcak soğuk farketmeden su seven bir bebekse ekimde bile denize girebilir -ki 29 ekimde denize girdiginde 4 aylıktı Rüzgar. Çeşme’de temmuz ayında denize girerken ben bile üşümüşken bu oldukça önemli.

cleopatra beach

Tatile çıkarken bizim için önemli sorunların başında beslenme geliyor. Organik ve doğal beslenmeden taviz vermemeye çalışırken gittiğimiz her yere yanımızda meyve, sebzemizi de taşıyoruz. Neyse ki Rüzgar’ın annannesi uzun zamandır sağlıklı yaşama takmış durumda da domates, biber, patlıcan, çilek, hatta kavun bir sürü meyve, sebzeyi kendisi yetiştiriyor. Rüzgar da kendi domatesini, biberini dalından koparıp yiyebiliyor. Bu da onun için harika bir deneyim.

Sabah uyanıp Odie’yi tuvalete çıkaran, sonrasında sahile inip yürüyüş yapıp denize giren, geldiğinde topladığı meyve sebzeyle kahvaltısını yapan, tüm günü park ve plajlarda geçiren, annanne ve teyzeler tarafından limitsiz şımartılan Rüzgar’ı iki haftanın sonunda eve adapte etmek, benim için o rahatlığı bırakmak zor olsa da çok yakında yine geleceğiz diyerek ayrıldık Alanya’dan .

Zen…

Reklamlar

Dikkat! Bu Bir “Tatil Postu”dur

Posted on Updated on

 Bir ayda iki koca tatilin ardından kahvemi, çikolatamı, ipod kumandami yanımi aldım, ayaklarımı uzattım, huzur ve özlemle yeni postu yaziyorum…

tatil

Rüzgar’ın doğum günü kutlamasının ardından çıkılan Çeşme tatili, sonrasında Alanya’da iki haftalık anne yanı tatili bize çok da iyi geldi =)

Geçen yaz da Rüzgar’la birkac kez tatile çıkmıştık ama daha çok küçük olduğu için daha rahattık. Ama bu yaz son derece hareketli bir bebekle ilk başta biraz ürkütücü gelmişti. “dur çocuğum, koşma çocuğum, otur çocuğum, havuza atlama, dalgalara koşma, denize dalma çocuğum”….

Çeşme tatili sevgilinin Rüzgar’ın doğum gününde bana hediyesiydi. Çeşme her ne kadar da kalabalık, yol geçen hanı ve kaotik hale gelse de, artık bizim için keşfedilecek yeri kalmadıysa da İstanbul’a yakın. Bebek arka koltukta ağlamadan otele varılabiliyor, yolda zaman kaybedilmiyor. Veee ben surf yapabiliyorum =)

Yanıma hiçbir şey almayacağım diye başladığım 1 saatlik bavul hazırlığıyla neredeyse koskoca jeepe sığmayacaktık; o derece… Kaldı ki bez vs gibi şeyleri götürmeyip oradan aldık. Yani bebekle tatile çıkılırken eskiden yaptığınız gibi 2-3 bikini, 2 elbise,  2 şort,  birkaç t-shirt, bir terlik, bir ayakkabı, 2 şapkadan oluşan minik valizinizden vazgeçmeniz gerekiyor. Okul günlerinizdeki gibi bir sırt çantasıyla 3-4 yer gezmeyi zaten tamamen unutun….

Yolculuk gayet iyi geçti. Sadece feribotta biraz huysuzluk yaşadık o kadar. Yoğun ve yorucu geçen bir partiden çıkmış, gece uykusundan uyandırılıp yola çıkarılmış bir bebek için gayet normal ve azdı bile =) Dönüşte de feribotun çocuk oyun alanı bizi rahatlattı.

Otel olarak da artık bebekli bir aile olduğumuzdan, eskisi gibi Alaçatı’nın butik otelleri yerine Rüzgar’la rahat edebileceğimiz bir spa otele gittik. Ilica Hotel Spa & Wellness Resort temizliği, az ama kaliteli açık büfesi, taze ve doğal meyve, sebzesi,  özellikle ve özellikle saygılı, güler yüzlü, iyi personeliyle otel konusunda ne kadar doğru karar verdiğimizi gösterdi.

Rüzgar otele adım attığı andan itibaren denizden ve havuzdan çıkmadı.

IMG_9613

Hatta suda uyuyup suda uyandı diyebilirim =))

IMG_9666

Tabii Çark’da ana-oğul surf konusunda ne kadar yetenekli olduğumuzu da gösterdik =)) Benimle birlikte surf yapmaya gelen Özgür Rüzgar, adına yaraşır şekilde en minik surfçü olarak herkesi kendine hayran bıraktı.  2 yaz önce yaşadığım kaybolma olayı üzerine bu yıl BuBi Surf Okulu yerine, dünya şampiyonu Bora Kozanoğlu’nun sörf okulu‘nu tercih ettim -ki okul değiştirmekte çok da iyi yapmışım.

sorfcu ruzgar

Rüzgar için “ilerde surfçü olacak bu çocuk belli” diyorlar ya göreceğiz bakalım.

en minik surfcu

Ahh çocuğum kendini Byron Bay’de sanıyor=)

en minik surfcu

Bora Abi’nin madalyalarına şimdiden göz dikti ya hadi hayırlısı =) Ayrıca Bora Kozanoğlu’nun annesi Sinem Hanım’a da destek icin teşekkurler=)

en minik surfcu

Eskiden festivallere, konserlere geldiğimiz, nar ağaçlarının altında kitap okuduğumuz Babylon’da çocuklu ailelere bakıp bakıp “ayy ne güzel, biz de bebeğimizle geliriz” derdik, o yaz bu yazmış=))

babylon boy

Daha yeni tatilden dönmüş biri olarak resimlere göz attıkça tatil isteğim yine depreşti, en iyisi yazıyı burada kesip kendimi havuzunda avutayım… Tatilin ikinci ayağı da bir sonraki posta kalsin…

Zen

Tatil Gunlerine Ozlemle………Part I- Bozcaada

Posted on Updated on

1haftadir yagmur var Istanbul’da…. Kis erken geldi bu yil… Ben psikolojik olarak hazirliksiz yakalandim….

Is yogunluguyla, jazz festivali kosusturmasiyla ve ‘O’nun hastaligiyla gecen bir haftanin son gununu evde gecirmek istedik. Zaten hava oylesine kasvetli ki insanin icinden hicbir sey yapmak gelmiyor.

Tam da boylesi bir havada tatil fotograflarina goz atma gafletinde bulundum. Goz atarken oldukca uzun zaman gecmis gibi hissettim. Ve son tatilimizden hic bahsetmedigimin farkina vardim.

Bu yil bayram tatilimizin ilk duragi Bozcaada idi.

Binlerce yillik Akdeniz tarihine taniklik ettigi halde zamani durduran Tenedos………

Bayram oncesi yogun gecen bir Cuma’dan, felaket bir trafikten sonra uyuyup, sadece ve sadece yarim saatlik bir hazirlikla gece 3 de yola koyulmustuk. Playlistimiz bile olmadan Gelibolu’ya vardik. ‘O’nun yon duygusu ve Iphone sayesinde kaybolmadan, zaman kaybetmeden…….. Yolda atistirmaliklar oldukca ise yariyor, ki cekirdekli kurabiyeler, kuruyemis, cikolata ve tereyagli tahilli atistirmaliklarla biz dogru secimler yapmisiz. Sezen Aksu’nun yazin son donemlerinde fazlaca dinledigim albumu Optum’u, Duman’in Canli’si, Zaz, birkac gun sonra Cesme’de canli canli dinleyecegimiz Nouvelle Vogue , Candan Ercetin yol boyu bize eslik etti. Gelibolu – Lapseki- Geyikli sonrasi erkenden iskeledeydik.

Feribot yaklastikca adada neredeyse hic yesillik yokmus gibi geldi. Adi bu yuzden ‘Boz’caada olsa gerek. Indigimizde yogun bir arac trafigi ve kalabalik karsiladi bizi. Ve kalabaliktan kendini gosteremeyen bir ada.

Ada merkezinde heryer yurume mesafesinde. Ama denize girmek yada ruzgar gullerinin kenarindan gun batimini izlemek istiyorsaniz araba sart. Adada park yeri bulmak buyuk sorun. ve daracik ada sokaklarinda araba kullanmak buyuk marifet gerektiriyor.

Adada neredeyse her aile evini otele yada pansiyona donusturmus. Buna ragmen kalacak yer bulma sorunu var. Kapasite yogunlugu kaldirmiyor. Ada merkezinde bizim kaldigimiz Katina Otel’le birlikte  sadece 15 otelde odalarda banyo tuvalet bulunuyor. Kaldigimiz Rum mahallesi adanin ruhunu yansitan en guzel yer bence. Renkli pencereleri ile sirin yapilar o ruzgarli serin ada gunlerinde insanin ruhunu isitiyor. Tamam adanin yapilarla kirlenmesini istemem. Gitsin Toki yada Agaoglu oraya site yapsin demiyorum. Ama ayni ruhu yansitan rum evleri ile yeni sokaklar kurulabilir. Cunku goruyorum ki Bozcaada’ya artik cok fazla talep olacak.

Ada tarihinden, Fransa adina savasirken adada olen Senagal askerlerinden soz etmek isterdim ama cok uzun olacak. Onun yerine Bozcaada Kalesi’nin inanilmaz guzellikteki manzarasini paylasmak istedim.

Bir de kalenin ada merkezini goren tarafina bakarsak….

Ne kadar huzurlu oldugumu tahmin edersiniz:)

Tenedos ve sarap:)

Ve ‘O’

Suan boza esliginde resimlere goz atarken o manzarayi ozluyorum……

Bozcaada hakkinda bir kac oneri de bulunacak olursam:

Sahilde yemek yemeyi planliyorsaniz Vasilaki’yi tercih edin. Mezeleri Baliklama’ya gore daha iyi bence.

Cok pahali olur diyorsaniz Rum Mahallesi yada Turk Mahallesindeki mekanlari tercih edebilirsiniz. Boyle bir durumda kesinlikle rezervasyon yaptirin. Adada restaurantlar kapasiteyi karsilamiyor.

Adada tesise sahip 2 plaj var; Ayazma ve Mitos. Sezlong sayisi az. Bu nedenle rezervasyon yaptirmaniz gerekebilir. ‘burasi ada, nereye gitsem deniz’ diyorsaniz Akvaryum Koyu’nu tavsiye ederim -soguk nedeniyle ben giremesem de…

Malum Tenedos ismi sarapla ozdeslesmis. Sarap fabrikasina tadima gidin derim.

Sarabinizi alin ve ruzgar gullerinin eteginde gun batimi izleyin…… Bir ayin gibi……

Resmen ic gecirerek bakiyorum fotograflara :((

Bozcaadaya gitmisken damla sakizli dondurma yiyin (Cesme’dekinden cok daha iyi), domates receli ve Efi badem kurabiyesi alin (kesinlikle)…

Bozcaada’dan ayrilip Alacati’ya dogru yola ciktigimizda bayramin ilk gunuydu ve sokaktan gecerken bircok insan bayramimizi kutlamisti. Insanin zihninde bir yerlerden cocukluk gunlerine ait tanidik bir tadi ortaya cikaran tatli bir sicaklikti bu.

Bozcaada klasik, standart tatil yorelerinden sikilanlar, tatil icin kisitli zamani olanlar, kucuk sahil kasabasi yasantisina ozlem duyanlar ve dinlenmek isteyenler icin ideal bir yer.

Tatil Oncesi Son Gun

Posted on

Tatil parametreleri ile ilgili o kadar sey soyleyip, tatilin planlamasinin ne kadar onemli oldugunu belirttikten sonra hicbir plan yapmadan tatile gidiyorum 🙂 plan yok, hazirlik yok………

Bu yazin nasil gectigini anlamadim. Gec geldi ve kisa bir sure sonra bitecek. Ve ben evde havuza girmek disinda yaza dair pek birsey yapmadim. “Yillik izin” denilen seyin ne lanet bisey oldugunu da bu yil anladim. Yillik izinimden kalan o coook degerli 1 haftayi hemen kullanmayayim diye bayram tatilini bekledim sabirsizlikla.Ve o gun bu gun. Ne yazik ki hicbir hazirligim yok. Hersey bu aksama kaldi. Ama panik yapmiyorum. Ne de olsa sevgilim dusunmus planlamistir 🙂

Zaten bugunlerde benim icin o kadar cok sey yapiyor ki….. Bana nasil katlaniyor anlamiyorum. O kadar is yogunlugu yetmiyormus gibi bi de ustune evde benimle ugrasiyor. Tum stresimi, kaprisimi, gel gitlerimi, krizlerimi tasiyor. O yuzden “O”  benden cok daha fazla yoruldu bu yil. Bu tatili bu nedenle de cok istiyorum.

Tabii tatile cikmadan once yeni bir havlu ve yeni bir kot sort almak gibi yapmam gereken seyleri henuz yapmadim ama olsun. Bana suan da en iyi gelecek sey TATIL………

Tatil Plani ve Parametreler

Posted on

Oldukca sicak bir yaz geciriyoruz. ‘yaz gelmeyecek’ diye dusunurken hizli gelen nemli sicak havanin icinde bulduk kendimizi. Aslinda sicak havayla aram iyidir. Kibris’in kavurucu sicaginda sinavlara plajda calisabilen bir yapim vardi. Ama bu yaz BUNALDIMMMMMMMMMM………

Bunun calisiyor olma durumuyla ilgisi var sanirim. Gecen yaz is hayatinda yeni olmanin heyecaniyla pek anlayamadim ama istedigin tarihte istedigin kadar tatil yapamama bir sorunmus. Hem de oldukca buyuk bir sorun…. Catlayan, patlayan, kirilan malzemeler, gergin gecen toplantilar, rekabet, erkek dunyasinda kadin olarak var olabilme savasi, seni kucuk kiz cocugu olarak goren dinazor ustalara teknik mudur oldugunu kabul ettirme mucadelesi……… Gercekten de tatili buyuk bir ihtiyac kiliyor.

Hani onceden sirt cantasimizi alip cikardik. Tatilin ana prensibi ‘minumum para’ydi. En ucuz ulasim, ucuz otel, arkadas evi, tanidik yazligi…. Simdi oyle olmuyor. Artik tatile cikmayi planlarken bircok parametre devreye giriyor. Sinav tarihleri, burs tarihleri  yerini yillik yasal izin surelerine, sevgilinin izin tarihleri ile uyuma, is arkadaslarinin izin tarihlerine, is yogunlugunun uzun sure onceden planlanmasina birakiyor. Tabii bir de cift olunca durum bagil fonksiyona donuyor. Hakikaten zor is 😦

Tum bir yilin yorgunlugunu 2 haftaya sigdirmak….. Ayri bir calisma gerektiriyor. Uzun bir surec 🙂

Ha bir de ‘konsept’ belirlemek gerekiyor. Yurt ici mi yurt disi mi, kulturel bir gezi mi olacak, doga turlari mi, eglence amacli mi, maceraci bol aksiyonlu bir tatil mi yoksa sakin dinlenmeye yonelik bir tatil mi…….. Konsept cok onemli…..2 yada daha fazla secenegi bir arada istiyorsaniz surec daha da yorucu olacaktir.

Yilin ilk tatilini yurt disindan yana kullanip New York’da gecirdigimizden simdi diger secenekleri degerlendiriyoruz.

Ve henuz birsey belirlemedigimizden de sitenin havuzu ile idare ediyoruz 🙂